top of page
Ara
  • ipekcitak

NEDEN'i Bulmak Yolunda..IKIGAI..

Güncelleme tarihi: 15 Oca 2021


Uzmanlar, insan beyninin, boşluğu yokluk gibi algıladığını, görülmeyeni yok saydığını belirtiyor. Bu nedenle, pandemi şartlarıyla, alışkanlıklarımızın değişime uğradığı bu süreçte, beynimizi tazelemeye , yeni rotalara yöneltmekte fayda var.

Endişeleri fırsata çevirerek, çevik öğrenmeyle, boşluk bırakmamak için, bu yeni akışta, kendimizden yeni yaratımlar oluşturmak adına harika fırsatlarımız var. Okuyarak, araştırarak, izleyerek demlediklerimiz ve içsel yolculuklarımızda keşfedeceklerimizle, YENİ bir KOZA örmek, bir İpek Böceği olmak , kanatlanılacak yeni günlere ve iklimlere hazırlanmak, heyecan verici.




Einstein'ın entropi yasasında belirttiği gibi, "kendi haline bırakılmışlıkla bir şeyler, içimiz, bozulsun istemiyorsak ", daha iyi şeyler için, yeni çabalarda olunabilir. Kendi geleceğimizi tasarlayabiliriz kuşkusuz.



İşte, tam da bu noktada, Yaşam Vizyonumuzun temeli olan,

NEDEN’i bulmak, en önemli unsur.


Peki, nasıl?..

 
19. yy sonlarında, İngiliz psikolog F. Galton’un kuramsallaştırdığı, ama Japonların tarihleri boyunca, bir Samuray geleneği olarak zaten yaşattıkları, IKIGAI, tam olarak bize bunu anlatıyor.

Ikigai, bir yaşam bilgeliği , yaşama sürekli teşvik eden, Güne uyanma sebebidir. Japoncada “Hayat amacı” anlamına gelen Ikigai kavramı, Japonya’nın “Ölümsüzlük adası” olarak bilinen Okinawa’da doğan, kadim bir felsefedir.

Japon kültüründe, hayat amacını bulmak için 2 temel unsura ihtiyaç olduğuna inanılmaktadır. Bir yandan, hayatı değerli kılan aktiviteler yapmak gerekiyor ki, bu aktiviteler her insan için farklı olacaktır. Diğer yandan, amacı olan bir varoluşa sahip olmak belirli bir zihinsel durumu ve bir dizi rutini gerektirir.


Sabah uyanıp yatağınızdan çıkarken nasıl bir ruh haline sahipsiniz?

Mutlu, heyecanlı, enerjik, huzurlu yada keyifsiz, sıkıntılı, yorgun, bezgin...


Ikigai' nin anlamı, yaşama sebebi, yaşama değer katma,

yani sizi enerjik ve mutlu bir şekilde yataktan kaldıracak, güzel bir sebebinizin olmasıdır.


Ikigai 'yle kişi, kendini olduğu haliyle kabul eder, tevazu gösterirken, bir yandan da varlığını kutlar.

Ikigai, kalıp düşüncelerin dışına çıkartarak, iç sesin dinlenilmesi halidir. İktidar-rekabet gerilimini söndürür. Benliğin yükünden uzakta, akış halinde olmak, kendini, yaptıklarınızın kalitesinde gösterir. Kişinin içindeki sevinç ve doyumun, hayatını sürdürmeye yetip de aratacak kadar olduğunu duyumsatır.


Güçlü, sağlıklı bir toplum ve çevre olmadan, amaçlarımızın peşinden gidilemeyeceği , sürdürülebilir kılınamayacağı prensibinden yola çıkan Ikigai modeli, Japonya'da, kuşaktan kuşağa aktarılmış davranış biçimi olarak kendini gösterir.. Etrafında çeşitli yaşam alışkanlık ve değerler sistemini düzenlediği, adeta bir davranışsal ve bilişsel bir bağlantı noktası olur.


Bu felsefe, duyarlı, benzersiz davranış biçimlerini temsil eder. Ikigai'nin TEK veya İDEALi yoktur; herkes kendi benzersiz bireyselliğinde, İkigai' sini bulur, yaşar.

Ve bu özgünlüğüyle, yaşama bir AMAÇ kazandırırken, aynı anda azimle peşinde koşmayı sağlar, adeta ödülsüz bir eylem razılığıdır.

 

Ikigai'de şu temel prensiplerden söz edilebilir.

(Yaşama Sanatı IKIGAI -Ken Mogi)

🔸Küçük adımlarla başlamak

🔸Benliğinizi bırakmak ben odaklılıktan, biz odağına geçmek

🔶Ahenk ve sürdürülebilirlik içinde olmak

🔸Ufak şeylerden sevinç duymak

🔸Şimdi ve burada olmak, An’ı yakalamak.

 

Yaşam amacınızı bulmanız için de, kendinize şu 4 soruyu sormanız öneriliyor.

  • Neleri seviyorum?

  • Nelerde iyiyim?

  • Dünyanın ihtiyacı ne?

  • Nasıl para kazanabilirim?

Bu soruların cevaplarının kesişimi, sizin ikigai’niz oluyor. Yani severek, iyi olduğunuz, dünyanın ihtiyacı olan bir şeyi yapıp, bundan para da kazanıyorsanız, o zaman ikigai’nizi gerçekleştiriyorsunuz demektir. Bu da sizin uzun ve mutlu yaşamanıza çok önemli bir katkıda bulunuyor.


Özetle, Ikigai, hayatın kişi için anlam taşıyan zevklerinin keşfi, tanımı, takdiridir.

 

Hayatımızın yaklaşık 90 bin saatini işte geçirdiğimizi düşündüğümüzde, iş ve meslek seçiminin, ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark edebiliriz. Bununla birlikte, dünya genelinde çalışanların sadece %13’ünün yaptığı işi sevdiği ve mutlu olduğu bilgisini de göz önüne alırsak, mutlu ve keyifli yaşamanın sırrı olan ikigai’mizi bulmak daha da önem kazanmakta.


Bir başka uzman görüşüyle irdelenilecek olursa, Dr. Shelley Prevost’a göre de, hayatta hedefler belirlemek, bu döngü içinde hayatınızı kazanmak için yaptığınız işlerle ilgili değildir. Hayat amacı veya anlamı dediğimiz şey, birey olarak varoluş amacımıza işaret eder. Bu da kişinin, mesleki anlamda işi ne olursa olsun, kendi hayatını ve kendini keşfetme sürecini özgürce yaşayabilmesi anlamına gelir.

 

Bununla ilgili olarak, yazarlar Hector Garcia ve Francesc Miralleskendi, ikigai' nizi güçlü tutmanız için, 10 kural önermekteler. Bu listeyi Okinawa’yı ziyaret edip ve uzun süre araştırdıktan sonra derlediler.


Ikigai prensipleri:

Her zaman aktifolun. Değerli, sevdiğimiz ve bizi tatmin eden şeyleri yapmak önemlidir. Bu şekilde başkalarına güzellik ve fayda sağlıyoruz.

Sakin olun. Acele etmek hoş değildir. Aklımız bulanıklaşır ve kötü kararlar almamıza neden olur. Soğukkanlılığı ve sakinliği hayatımıza dahil ettiğimiz zaman hayat yeni bir anlam kazanmaya başlar.

Tamamen doyana kadar yemeyin. Bazen denge olduğu sürece bir şeyin azı iyidir. Yediklerimiz de bizi etkiler.

Kendinizi iyi arkadaşlarla kuşatın. Yaşamımızda olan insanlar aradığımız iyilik ve tatmin duygusunu deneyimlemeniz için şarttır. İyi bir sohbet, anıları paylaşmak ve eğlenmek yaşadığınız hayata çok yoğun bir şekilde katkıda bulunur.

Gelecek doğum gününüz için forma girin. Fiziksel sağlık, iyi bir duygusal sağlığa sahip olmanız için şarttır. Ayrıca, egzersiz yapmak mutluluk veren hormonları salgılar.

Gülümseyin. Kendinize ve başkalarına karşı hoş bir tutum ilişkilerinizi güçlendirir. Aynı zamanda bizi rahat hissettirir. Anın tadını çıkarmayı öğrenmekten daha önemli bir şey yoktur.

Doğal ile yeniden bağkurun. Ruhumuzun pillerini doğa ile temas ederek yeniden şarj etmek bize bir özgürlük ve eşsiz enerji hissi verir.

Şükredin. Şükretmek yaşamın sadeliğinin ve karmaşıklığının değerini bilenlerin asil yüreklerinin bir davranışıdır.

Anı yaşayın. Sahip olduğunuz tek şey şu an, şimdi ve burası. Dolayısıyla geleceği düşünmeyi bırakın. Mutluluk akışınızı arttırmak için kendinizi geçmişin hapishanesinden kurtarmanız gerekir.

Ikigai' nizi takip edin. Her birimizin içinde, onu keşfetmemizi bekleyen bir yetenek var. Kendimizi, kendimizin en iyi versiyonu olmak için zorlamalıyız.



Ayrıca, Ikigai'nizi belirleme yolunda, şunları sorgulamayı da, göz ardı etmeyin.


a)Hayatta karşılaştığınız sorunlara ışık tutmanıza yardımcı olacak iç görüleriniz var mı?

b)Ufak adımlarla, ödüllerini anında beklemeksizin, bir şeyler denemeye daha yakın mısınız?

c)Ahenk ve sürdürülebilirlik arasındaki can alıcı bağı görebiliyor musunuz?

d)Sizi SİZ yapan özellikleri daha rahat karşılarken, başkalarının kendilerine HAS özelliklerine de, hoş görülü olabiliyor musunuz?

e)Dünyayı ve zamanı unutup anın içinde kaldığınız zamanlarda ne/ler yapıyorsunuz? Bireysel bir şeyler mi, yoksa kolektif mi?

f)Küçük şeylerden, artık, daha fazla zevk alabilir misiniz?

●Ikigai'niz , zaten var olan sezgilerinizi, güçlendirdiği için, değişim yavaş yavaş ve gösterişsizce gelecektir, tıpkı hayatın kendisi gibi..


Tüm bu açılardan değerlendirerek, özünüze, özgünlüğünüze biraz odaklanmak , size nasıl hissettiriyor?


🦋İkigai'nizi ve yaşam anlamınızı keşfederek, hayata geçirmek ve yeni İpek Kozanızı örmek , sizin elinizde..

Keyifli yolculuklar dileğiyle.

 
Benim Ikigai'm, Ne mi ? :)

Kendimdeki, fark ediş keşiflerimi devam ettirirken,

kendi kişisel gelişim ve dönüşümlerini programlamak üzere destek isteyen bireylerin / kurumların, pozitif ve güçlü kaslarına odaklanarak, potansiyellerini açığa çıkartıp performansa dönüştürmek.


Böylelikle, yıldızlarını parlatmalarına katkıda bulunurken, birlikte ,hayata, hayatta, anlamlı ve değerli İZ’ler bırakmak.


Özetle, Kozalarımızdan, muhteşem kelebekler olarak çıkabilmek. Geleceği birlikte tasarlayarak, birbirimize ışık olabilmek ve gerektiğinde de kendi ışığını yansıtan planktonlar gibi olabilmek.

Işıkla kalın..


10 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2_Post
bottom of page